Category: Infrastructure

Overview of Azure Load Balancer with Powershell

If you provide web services with clients spread across multiple locations, you must be able to run your apps in a load-balanced manner across many datacenters. Azure Load Balancer gives you to scale your applications and create high availability for your services. Azure Load Balancer can use Internal and Outbound scenarios. It will be providing low latency, high throughput, and scales up to millions of flows for all TCP and UDP applications. To give an example, I would say “Azure Load Balancer supports TCP/UDP-based protocols such as HTTP, HTTPS, and SMTP, and protocols used for real-time voice and video messaging applications.” There are two different types of Tier. We generally announce it “Basic and Standard.”

multi-vm-diagram



Azure Stack – Identity and Authentication

There are few questions how to understand Azure Stack Platform Manages Identity and Security. In this article, You will learn about Azure Stack Identity ways. For instance, when your customer logging into the Azure Stack Portal, they should have accessed to their resources. For this reason, you must understand how identity and authentication work in Azure Stack.



Powershell ile WMI ve CIM Kullanımı – Bölüm 2

CIM komutlarını iki şekilde kullanabilirsiniz. İlk yöntem olan bağlanmak istediğiniz uzaktaki bilgisayarın WinRM’yi yüklenmesi ( işletim sistemi versiyonu detayını unutmayalım) ve aktifleştirmenizi gerektirir. Bu süreç genellikle, Windows Management Framework 3.0’ın yüklenmesini ve Windows PowerShell Remote Session özelliğinin aktif hale getirilmesi durumudur. CIM komutlarını kullanmanın ikinci yöntemi ise, komutu eski hali olan WMI teknolojisini kullanması durumudur. Bu sayede, WMI komutlarıyla aynı sorgulara cevaplar alabilir ve Windows Management Framework uzak bilgisayarda kurulmasını ve aktifleştirilmesi gibi süreçler ile uğraşılmaz.

Windows Management Instrumentation (WMI) komutları ve teknolojisinin detayları

WMI komutları ile CIM komutları aynı havuzu kullanırlar. Aralarındaki tek fark, WMI komutlarının uzak bir bilgisayara nasıl bağlandığının detayıdır. WMI komutları session tabanlı bağlantıları desteklemez. Komutlar, yalnızca geçici bağlantıları DCOM üzerinden destekler. WMI veya CIM komutlarıyla kullanıldığında, DCOM bazı durumlarda kullanımı zor olabilir. DCOM, Remote Procedure Call (RPC) protokolünü kullanır. Bu protokol doğru çalışması için güvenlik duvarı istisnaları gerektirir.

WMI komutları, WMI servisiyle iletişim kurar. Uzak bilgisayarda herhangi bir WMI sorgusu yaptığınız zaman Windows Management Framework herhangi bir sürümünün detayı aranmaz ve Windows PowerShell Remote Session özelliğinin etkinleştirilmesi ile uğraşılmaz. Bağlanılacak uzak bilgisayarda Windows Güvenlik Duvarı özelliği etkinleştirilmişse ve third-party bir hizmet aktif ise, WMI sorguları için uzak bilgisayarda güvenlik duvarı tarafında kuralları WMI servisi için kurallar yazılması gereklidir. CIM komutları DCOM’u da kullanabileceğinden, WMI komutları session olarak sorgulama yapmadığı için (ad-hoc connection model) WinRM’in uzak bilgisayarda aktif edilmesi aranmaz. CIM ve WMI özetine baktığımız zaman, WMI ile sorgular yaparken herhangi bir servisin aktif edilmesi ile uğraşılmasına gerek kalmaz sadece Firewall tarafında bir takım kurallar yazılması gereklidir.



Overview Azure Migrate – Part 1

Microsoft’un Ignite 2017 de duyurduğu hizmet ile yine karşınızdayım. Bu sefer hizmeti ele almamım temel sebebi, yapmış olduğum birçok geçiş sonrası karşılaştığım sorunlara nasıl çözüm bulduklarını anlamak adına aradaki farkları yazmaya çalışacağım. Azure Migrate hizmeti, kaynaklarınızın Azure’a geçişi için kurum içi ve iş yüklerini değerlendirmeyi kolaylaştıran bir hizmettir. Azure Migrate, taşınabilme uygunluğunu, performansa dayalı boyutlandırmayı, kurum içi iş yüklerini Azure da çalıştırmak için yapılan maliyet tahminlerini değerlendirir. Meşhur Scale Up, Scale Down ve Scalue Out gibi kavramlara yakın olup geçişi düşünüyorsanız ve geçişin erken değerlendirme aşamasındaysanız, bu hizmet tam sizin için.



Overview Azure Migrate – Part 2

Bir önceki yazımızda Azure Migrate hizmetini genel hatlarıyla aktarmaya çalıştım. Şimdi ise Azure Migrate hizmetinin nasıl çalıştığına biraz göz gezirelim. Öncelike preview olan bu hizmeti aktif hale getirmek için şu sayfa üzerinden gerekli formu doldurup tarafınıza onay gelmesini bekleyiniz.



Overview Azure Migrate – Part 3

Overview tadında geçen iki yazımızdan sonra artık hazır olduğumuzu hissediyorum. Azure Migrate hizmetini beraber oluşturalım ve önceki yazılarımızda bahsettiğimiz Collector Appliance kurulum adımlarını beraber inceleyelim. Bu hizmeti kullanmak için Azure hesabınız olmalı, hemen aklınıza sorular gelecektir. Müşterimizin ilk defa deneyimleyecek zaten Azure hesapları yok. Lütfen bir zahmet test hesapları aktif hale getiriniz. Azure hesabı sürecini çözdükten sonra, hizmet Preview olduğu için bu sayfa üzerinden servise erişim sağlayınız. Kuruluma başlamadan önce lütfen aşağıdaki maddelere göz gezdiriniz.

Requirement

Details

VMware versions

ESXi ortamınız analizi yapılması istediğiniz sunucuları barındırıyor. Mevcut ortamınız vCenter sunucusu tarafından yönetilmelidir. En az 5.5 veya 6.0 sürümlerine sahip olmalısınız. ESXi sunucularınız için ise 5.0 ve üstü yeterlidir.

Account

Azure Migrate read only bir hesap ihtiyacına gereksinim duymaktadır.

Permissions

vCenter üzerinden bir sunucu oluşturmak için izinlere sahip olmalısınız (.OVA biçiminde bir dosyayı import ederek )

Statistics setting

VCenter Server için istatistik ayarları seviye 2’ye ayarlanmalıdır. Varsayılan seviye 1’dir. Seviye 1 de çalışmaya devam eder ise Azure Migrate sonuç vermeyecektir. Detayları bu yazıda bulabilirsiniz.



Overview Azure Migrate – Part 4

Bir önceki yazımızda Collector Appliance için gerekli kurulum dosyalarını indirdik. Masaüstünde kısayolu bulunan “Run Collector” bastığımız zaman browser üzerinden kurulum adımları karşımıza çıkıcak.



Overview Azure Migrate – Part 5

Makalemizin son bölümde artık vCenter ortamımızda bulunan sunucuları Collector Appliance ile keşfettikten sonra, bir değerlendirme raporu oluşturabilir ve oluşturduğunuz makineleri gruplayabilirsiniz. Alternatif olarak, makineleri gruplamak için bağımlılık görselleştirme (dependency visualization) özelliğini kullanabilirsiniz ve bu bağımlılıklara dayalı gruplar oluşturabilirsiniz.



Azure Storage – Blob-Level Tiering – Part 2

Azure Storage içerisinde bulunan Hot, Cool ve Archive detayına bir önceki yazımızda değindik. Şimdi ise Archive Blob hizmetinin işleyişine bakalım. Eğer bir blob Archive Tier seviyesine olduğu zaman okunamaz, kopyalanamaz, üzerine yazılamaz veya değiştirilemez. Ayrıca Archive Storage bulunan bir blob’un snapshot özelliğinden faydalanamazsınız. Bu operasyonlar dışında, varolan bloblarınız için silmek, listelemek, blob özelliklerini / meta verileri elde etmek veya blob’unuzun katmanını değiştirmek için ilgili özellikleri kullanabilirsiniz. Archive Blob Storage içerisindeki verileri okumak için, Blob’un Tier (katmanını hot veya cool olarak) değiştirmeniz gerekir. Bu işlem, rehydration(rehidrasyon) olarak bilinir ve 50 GB’dan daha küçük blob’lar için 15 saate kadar sürebilir. Daha büyük bloblar için ise ek süre gerekebilir.

Rehidrasyon türkçe de yeniden yapılandırma anlamına gelmektedir. Mevcut Blob için rehidrasyon işlemi sırasında katmanın değişip değişmediğini teyit etmek için “Access Tier” özelliğini kontrol edebilirsiniz. İşlem tamamlandığında “Arşiv Durumu” özelliğinden görüntüleyebilirsiniz. Access Tier özeliiğine göre aslında data erişim sıklığı için tutulan bloblar için Storage hizmetinin bedeli değişmektedir.



Azure Storage – Blob-Level Tiering – Part 1

Yeni kurulumlardan büyük organizasyonlara kadar, her endüstrideki müşteriler verilerinde üstsel büyüme yaşıyorlar. Bu verinin önemli bir bölümüne nadiren erişilebilir ancak iş sürekliliği ve uyumluluk gereksinimlerini karşılamak için uzun bir süre saklanmalıdır. Örnekler arasında çalışan verileri, tıbbi kayıtlar, müşteri bilgileri, mali kayıtlar, yedekler vb. yer almaktadır. Ayrıca, yapay zeka ve veri analizinde yeni olan gelişmeler, daha önce atıl olan veya saklanması gereken verilere ihtiyaç duyuyor. Bu yüzden firmaların çoğu, bu veri setlerinden daha fazla zaman saklamak istiyor ancak bunun için ölçeklenebilir ve düşük maliyetli bir çözüme ihtiyaç duyuyorlar.